• https://www.facebook.com/bsgmedya@hotmail.com
  • https://www.twitter.com/bsgmedya@hotmail.com

NÖBETÇİ ECZANELER
ULUSAL GAZETELER

Çorum Kadın Platformu. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününde alanlara çıktı..

 

  1. 'KADINLAR BİRLİKTE
  2. MÜCADELE VERDİĞİNDE
  3. TOPLUM DEĞİŞİR,
  4. DÜNYA DEĞİŞİR'
  5.  

  1. 8 Mart 2025

Çorum Kadın Platformu. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününde alanlara çıktı..

Bahabey Caddesi Özdoğanlar Kavşağı’nda toplanan kadınlar, buradan sloganlar ve pankartlar eşliğinde Kadeş Barış Meydanı’na yürüdü.

“Kadın, yaşam, özgürlük”, “Yaşasın kadın dayanışması” gibi sloganların atıldığı basın açıklamasında “Uygulanmayan yasalara, hafif cezalara cesaret bulan failler yaşamlarımıza göz dikmeye devam ediyor. Binlerce suçluya, uyduruk aflarla sokaklarda dolaşan, her an suç işlemeye meyilli psikopatlara karşı yaşamlarımızı savunmaya devam ediyoruz” denildi.

 

Yürüyüş ve basın açıklamasına bazı siyasi partilerin yöneticileri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de destek verdi.

Çorum Kadın Platformu adına konuşan Eğitim Sen Şube Kadın Sekreteri Eylem Kandemir, “8 Mart dünyanın dört bir yanındaki kadınların direnişinin, emeğinin ve eşitlik mücadelesinin simgesidir. Dünya Emekçi Kadınlar Günü, gücünü 1848 devrimi sırasında can veren kadın işçilerin anısından, 1850'lerde kadın işçilerin ağır çalışma koşullarından, New York'ta dokuma işçisi kadınların daha iyi çalışma koşulları için verdikleri mücadelede hayatlarını kaybetmesinden, Londralı kibritçi kadın işçilerin grevinden,1917'de tekstil işçilerinin savaşa, yoksulluğa ve rejime karşı yürüyüşünden almaya devam ediyor. Tarih boyunca baskıya, sömürüye ve adaletsizliğe karşı duran kadınlar sesini yükseltiyor. Bugün, kadınlar seslerini duyurmak için meydanlarda, iş yerlerinde, evlerinde direnmeye devam ediyor” dedi.

 

  1. “KADINLARIN EMEĞİ,
  2. GELECEĞİ İNŞA EDER”

Kadın emeğinin çoğu zaman görünmez kılındığını, değersizleştirildiğini ve sömürüldüğünü belirten Kandemir, “Evde, tarlada, fabrikada, ofiste, hayatın her alanında çalışan kadınlar, yalnızca geçim mücadelesi değil, aynı zamanda hak mücadelesi de vermiştir. Dünden bugüne, kadınların mücadelesi sürmüş, eşitlik, adalet ve özgürlük arayışı devam etmiştir. Bugün hâlâ birçok kadın, düşük ücretlerle çalıştırılıyor, güvencesiz işlerde emeği sömürülüyor, eğitim ve fırsat eşitsizliğiyle karşı karşıya kalıyor. Üstelik sadece iş yaşamında değil, toplumun birçok alanında ayrımcılığa uğruyor, şiddete maruz kalıyor. İşte bu yüzden 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü bir farkındalık ve mücadele günüdür. Gelecekte daha adil bir dünya kurmak için bir adımdır. Çünkü kadınların emeği, geleceği inşa eder. Kadınların güçlü olduğu bir toplum herkes için daha umutlu bir gelecek demektir” ifadelerini kullandı.

 

  1. 'KADIN İŞÇİLERİN
  2. MÜCADELESİ
  3. DEVAM EDİYOR'
  4.  

Kadın işçilerin düşük ücretler, güvencesiz çalışma koşulları ve mobbing gibi pek çok haksızlıkla mücadele etmek zorunda kaldığını ifade eden Kandemir, konuşmasına şu şekilde devam etti:

“Arşa çıkmış çocuk evliliklerini, katledilen ve failleri korunan yüzlerce kadını, şiddetin her türlüsüne maruz kalan çocukları, çalışma hakkı, eğitim hakkı elinden alınan, esnek, güvencesiz koşullarda çalışmaya zorlanan kadınların sesini duyurmak için meydanlardayız.”

 

  1. “BARAJSIZ SENDİKA,
  2. YASAKSIZ GREV,
  3. GÜVENCELİ İŞ”

Kadın işçilerin hayati öneme sahip sendikal hak ve özgürlükleri için dahi bugün hala ülkenin dört bir yanında mücadele verdiğini belirten Kandemir, “Başta Gaziantep Başpınar işçileri olmak üzere ülkemizin çeşitli şehirlerinde direnen, hakları için mücadeleyi devam ettiren kadınları selamlıyoruz. Barajsız sendika, yasaksız grev, güvenceli iş mücadelelerine desteklerimizi sunuyoruz.

Dünyada yükselen göçmen düşmanlığına, ırkçılığa, savaşlara, savaşlarda özgürlüğü elinden alınan, tecavüze uğrayan, savaşın en acımasız yüzüyle karşılaşan kadın ve çocuklara ses oluyoruz. Suriye'de Filistin'de, Afganistan'da, dünyanın dört bir yanında savaşın çirkin yüzü ile karşılaşan ve mücadele eden kadınları selamlıyoruz. Ölüme karşı yaşamı; savaşa karşı barışı dillendiriyoruz” şeklinde konuştu.

 

  1. “İKTİDAR, KADINI
  2. BİREY OLARAK
  3. GÖRMÜYOR”
  4.  

İktidarın “aile yılı” ilan ederek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde kurulan Nüfus Politikaları Yüksek Kurulu ve Aile Enstitüsü ile kadını yok sayan bir yol haritası hazırladığını kaydeden Kandemir, “Kadının birey olarak görülmediği, eşitliğin söz konusu edilmediği bu anlayışın, güçlü aile anlayışından uzak bir politika kurguladığını biliyoruz.

Aile programında on madde var. Bunlardan yedisi yeni doğacak çocuklar için maddi yardım ile ilgili. İki tanesi yeni evlenecek genç çiftler için kredilerle ilgili. Son maddede ise esnek ve uzaktan çalışmadan bahsedildiğini ve kadınları eve hapsetmeye çalıştıklarını görüyoruz. Esnek ve uzaktan çalışma ile tüm ev içi emek ve bakım emeği kadına yüklenmektedir. Yani esnek çalışma, kadını eve kapatmanın yeni bir modelidir. Unutmamalıyız ki toplumsal yaşamdan koparılan kadının güçlenmesi mümkün değildir.

İktidarın ve kapitalist düzenin dayattığı karanlığa boyun eğmeyip mücadelemizi sürdürüyoruz. Erkek egemen sınırlara ve kapitalist sömürüye karşı emek ve özgürlük mücadelesini büyütmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

 

  1. “HAKLARIMIZI
  2. GASP ETMEYE
  3. DEVAM EDEN
  4. ANLAYIŞA KARŞI
  5. MÜCADELE
  6. EDİYORUZ”
  7.  

İstanbul Sözleşmesi'nden hukuksuzca çıkan, kadınların şiddet karşısında güvencesi olan 6284 sayılı kanunu uygulamayan, kadın ve kız çocuklarının en büyük hukuksal güvencesi olan ve Medeni Yasa’da yer alan kadınların lehine maddeleri hedefine alıp yanına tarikat ve cemaatleri de alarak kadınların mücadeleyle elde ettiği hakları gasp etmeye devam eden anlayışa karşı mücadele ettiklerini belirten Kandemir, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

 

 

“Bugün hala dünyanın birçok yerinde kadınlar, eşit işe eşit ücret alamamakta, sosyal güvenceden yoksun bırakılmakta, eğitim ve istihdam fırsatlarından eşit şekilde yararlanamamaktadır. Kadın cinayetleri, taciz ve şiddet vakaları kanayan yaramız olmaya devam etmektedir. Oysa kadınların güçlü olduğu bir toplum, herkes için daha adil, daha refah dolu ve daha umutlu bir gelecek demektir.

Kadınların toplumsal, ekonomik ve siyasal hayatta eşit haklara sahip olması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Kadın emeğinin görünür kılınması, kadın haklarının korunması ve eşit bir gelecek inşa edilmesi için; yok sayılmanın, tacizin, tecavüzün, savaşın, ırkçılığın, ayrımcılığın ortadan kalkması için dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz. Sesimizi yükseltmekten asla vazgeçmeyeceğiz. Kadınlar örgütlendiğinde, birlikte mücadele verdiğinde toplum değişir, dünya değişir.” /

BSG MEDYA/ Nihat KARALAR

 

 

 

 

 

 

 

 




Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
BİR KİTAP

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI